Antalya Düğün Fotoğrafları – @bizevdeyokuz Duygu & Bilgehan Wedding

‘Birlikteliğimizi kutlamak istedik’ diye cevap veriyor Duygu, ‘ Peki o zaman neden evlenmeye karar verdiniz ?’ diye soranlara.

En başından beri İstanbul’da düğün yapmak istemeyen, ‘bizim için evlenmek bunu sevdiklerimizle kutlamak’ fikriyle yola çıkıp, en en çok da samimi olsun istiyorlardı Duygu ve Bilgehan çifti.

Nasıl bir düğün istediklerini Duygu ve Bilgehan’ın kaleminden okuyalım.

Düğün ile ilgili bizim için 3 konu en başından çok netti:

1. En başından beri İstanbul’da yapmak istemediğimizi biliyorduk.

 

2. Bizim düğünümüz kişiselleştirilmiş olmalıydı, bizi yansıtmalıydı. 

Birçok otel ve şirket artık düğünleri seri üretime dökmüş. Siz mevcut paketler içinden yemek, dekor vs seçiyorsunuz. Haftanın 3 günü düğün var ve hepsi birbirinin aynısı. Bu bir yandan çok iyi bir şey çünkü her şey önceden düşünülmüş ve planlanmış olduğundan kafanız rahat. Defalarca test edilmiş, en optimum haline kavuşturulmuş, hata payı çok az ve daha maliyetsiz. Ama bizim hissiyatımız daha çok “Ufak olsun, eksik olsun ama bizim olsun”du. Elbette güzel bir şey yapmak istiyorduk ama bize özel olması hepsinden kıymetliydi. Kişiselleştirmek için masa süsüyle, şunla bunla incik cincik, detay detay uğraşmayı gerektiriyordu ve o da maalesef çok zaman demekti.

3. Ve en çok ama en çok da samimi olsun istiyorduk.

Ne saray, ne mermer merdivenlerinden 10 basamak uzanan gelinlikli otel düğünü, ne de hayatı paylaşmadığımız ama oradan buradan tanıdığımız insanlardan oluşan bir kalabalık istiyorduk. Ufak ve can ciğer bir grup olmalıydı.

Herkesin aile dinamikleri çok farklı, kimisi için aile baskısı sebebiyle ufak bir düğün mümkün değil ama başarabilene benzer bir mantıkta davetlilerini seçmesini öneririz. Bizim gibi 35 yaşında evlenmenin bir güzelliği de kendi düğününü kendin finanse edebilmek. Ailesinin finansmanı ile düğün yapanlar bu konularda pek ısrarcı olamayabilirler.

İkimiz de resmi ya da abartılı şeyleri seven kişiler değiliz. O yüzden gösterişli değil, samimi ve sadeliği ile şık olsun istedik. Bize böylesi daha sıcak geldi. O yüzden kafamızda taa en başından netti: Deniz kıyısında olmalıydı, kumlarda çıplak ayak geze bilmeliydik, akşam ateş başında içip, düğün sonunda sabah 4’de denize gire bilmeliydik. İkimizin prenses ve prens olduğu bir gününden öte, can ciğer arkadaşlarımızla gittiğimiz romantik ve mutlu bir tatil gibi olmalıydı. Geriye dönüp baktığımızda “ne ihtişamlı!” değil, “ne keyifliydi” demeliydik hepimiz.

Not:

Biz burada kendi süreçlerimizi anlattık. Herkesin ilişkisi ve hayatında bulunduğu yer farklıdır, ve ona göre ihtiyaçları da, evliliğe yükledikleri anlam da farklıdır. Hepsi kendi koşulları içinde en geçerli bakış açısıdır.

Doğru ya da yanlış düğün yoktur. Bizim sadece kendimiz için böylesini istedik. Muhteşem ihtişamlı düğünler de gördük, kaçıp bir yerde ansızın evlenenler de, 3 gün süren köy düğünleri de. Hepsi de güzel ve anlamlıydı. Günün sonunda o güne anlamını siz veriyorsunuz, düğünün içeriği değil.

About the Author

Kurucu 2008 www.ozkantaskiran.com 2011 www.dugungunufotografcisi.com

Soru, Görüş ve Yorumlarınızı Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.