Büyükada aşıkları. Büyükada’nın eski sakinlerinden Eliz ailesinin oğlu Eren ile düğününden önce herkesin merek ettiği ” adada yaşamak nasıl bir his ” sorusunu sorduk tabii ki ”Huzurun kapısını sonuna kadar açıp bekledigi yerde yaşamaktır adada yaşamak.” diyerek söze başlayınca çok güzel bir sohbetin bizi beklediği belliydi. Araba yok. Her yere yürüyerek, bisikletle, faytonla gidiyorsunuz. İnsanlar hep tanıdık yüzler. Tüm ada aileniz gibi. Temiz hava alıyorsunuz. Trafik yok, gürültü yok. Ayağınızın altında sahil. Her sabah erkenden uyanıp, küçük, sevimli, güzeller güzeli, klasik ada evinizde koşturarak hazırlanmaya başlamak. Sonra uyuyan, karanlık istanbul’u karşınıza alıp balkonda çay içmek. Kuş seslerine karışmış horoz seslerini, köpek havlamaları ardında kibar kedi mırıltılarını, ve tabii ki durmaksızın at kişnemeleriyle martı seslerini duyarak günü açmak… Sohbetin ilk paragrafından sonrasına devam etmeyeceğim, zira İstanbul’u terk edip Adalara yerleşmeyi kafanıza koyabilirsiniz.   İstanbul’da ama aynı zamanda İstanbul dışında büyüleyici bir düğün mekanı…   Devamı...